Soruyu çözmek için bir seçeneğe tıkla, ardından cevabı kontrol et.
Bilimsel bilgi, zamanla gelişen teknoloji, yeni gözlemler ve araştırmalar sonucunda sürekli olarak evrilir. Bilim, durağan bir bilgi sistemi değildir; aksine, her yeni keşif ve deney, mevcut bilgileri sorgular ve gerektiğinde onları yeniden şekillendirir. Pasteur'ün mikrop teorisi, bilimsel bilginin evrimleşme sürecine dair önemli bir örnektir. Eski çağlarda insanlar, hastalıkların "miyazma" adı verilen kötü hava veya kötü kokular nedeniyle yayıldığını düşünüyordu. Bu anlayış, uzun bir süre boyunca kabul görmüş bir bilimsel bilgi olarak değerlendiriliyordu. Ancak, Pasteur'ün geliştirdiği mikrop teorisi, hastalıkların gerçekte mikroorganizmalar tarafından yayıldığını ortaya koydu ve bu eski görüşü değiştirdi.
Bu değişim, bilimsel bilginin yeni veriler ve araştırmalar ışığında nasıl yeniden yapılandırılabileceğini gösterir. Bilim, mutlak bir kesinlikle hareket etmez; aksine, her hipotez ve teori yeni kanıtlarla sınanabilir ve yanlışlanabilir. Pasteur'ün mikrop teorisinin kabul görmesiyle birlikte, tıp ve hijyen anlayışında devrim niteliğinde değişiklikler meydana gelmiş, hastalıklarla mücadelede daha etkili yöntemler geliştirilmiştir. Bu da bilimsel bilginin esnek ve dinamik olduğunu, doğruluğun sürekli test edilmesi gerektiğini vurgular.
Bilim insanları bir dönem hastalıkların "miyazma" denilen kötü hava nedeniyle yayıldığını düşünüyordu. Ancak Pasteur'ün mikrop teorisinin gelişmesiyle, hastalıkların mikroorganizmalar tarafından yayıldığı anlaşıldı. Bu bilgi değişimi, bilimsel bilginin nasıl evrilebileceğini göstermektedir? Yazınız.
Bilimsel bilgi, her zaman yeni deneylerle ve keşiflerle evrilir. Thomson’un “üzümlü kek” modeli, atomun yapısı hakkında ilk fikirlerden biriydi ve pozitif yüklü bir madde içinde negatif yüklü elektronların dağılmış olduğu fikrine dayanıyordu. Ancak Rutherford’un 1909 yılında yaptığı altın folyo deneyi, bu modelin doğru olmadığını gösterdi. Rutherford, alfa parçacıklarını ince altın bir folyo üzerine gönderdiğinde, bu parçacıkların büyük kısmının düz bir şekilde geçtiğini, ancak bazı parçacıkların büyük açılarla geri yansıdığını gözlemledi. Bu bulgular, atomun büyük kısmının boşluk olduğunu ve pozitif yüklerin atomun merkezinde yoğunlaştığı küçük bir çekirdekte toplandığını ortaya koydu.
Bu deney, atomun yapısıyla ilgili önceki bilgilerimizi değiştirdi ve atomun daha doğru bir modelinin geliştirilmesine olanak sağladı. Rutherford’un modeli, atomun çekirdeğini keşfetmenin yanında, atomun yapısının büyük ölçüde boşluktan oluştuğunu gösterdi. Bu durum, bilimsel bilgilerin deneylerle doğrulanabileceğini veya yanlışlanabileceğini ortaya koyar. Bilimsel teoriler, yeni verilerle sınandığında değişebilir ve bu da bilimin dinamik yapısını vurgular.
Atomun yapısıyla ilgili ilk modellerden biri, Thomson’un “üzümlü kek” modeliydi. Bu modele göre atom, pozitif yüklü bir madde içinde dağılmış negatif yüklü elektronlardan oluşuyordu. Ancak Rutherford’un yaptığı altın folyo deneyi, atomun büyük kısmının boşluk olduğunu ve pozitif yüklerin atom çekirdeğinde toplandığını gösterdi. Bu durum bilimsel bilgiye nasıl bir katkı sağlamıştır?
Biyoloji alanındaki dönüm noktalarından kabul edilen mikroskobun icadı, antibiyotik elde etme, aşı üretimi, gen ve organizma klonlama çalışmaları;
I. Kendi dönemlerinin ve biyoloji biliminin gelişiminde kritik öneme sahiptir.
II. Sadece tıp alanında kullanım alanı bulmuşlardır.
III. Evrenin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadırlar.
Özelliklerinden hangilerine sahip olabilir?
Aşağıda verilen biyoloji biliminin dönüm noktası olarak değerlendirilebilecek örneklerden hangisinin diğerlerinden farklı bir alana hizmet ettiği ve bazı biyoetik sorunlara yol açabileceği söylenebilir?
Aşağıdaki tabloda bilimsel çalışmaların yürütülmesi sürecinde toplanan bazı veriler verilmiştir.
I. Lale bitkisinin çiçekleri 5 - 10 ºC'de kapalı, 15 - 20 ºC'de açık durumdadır.
II. Sağlıklı bir insanda Na+ iyonlarının %99,4'ü böbreklerde geri emilir.
III. Karasal bitkiler sıcak ve kuru havalarda terleme ile su kaybeder.
IV. Kuşların dişilerinde 1 adet yumurtalığın bulunması ağırlıklarını azalttan bir adaptasyondur.
V. Tüm canlı hücrelerde sitoplazma bir zar ile çevrilidir.
Buna göre verilen verilerin nitel ve nicel olanlar şeklinde gruplandırılması aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Biyoloji canlıları ve onların yaşadığı yaşam alanlarını inceleyen bilim dalıdır. Dünyayı keşfetmek isteyen insanlar bunun için çeşitli deneyler tasarlayarak bu deneyleri hayata geçirirler. Muş Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileri de mikro yerçekimi ortamında bakteriler Üzerinde “Propolisin Antibakteriyel Etkisi (PRANET)" konusunda bir deney tasarlamışlardır.
Öğrencilerin tasarladıkları deney Ocak 2024'te uzayda uygulandığına göre, öğrencilerin tasarladığı deneyi gerçekleştiren ilk Türk uzay yolcusu aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıda bilimsel yöntem basamakları ile ilgili kavramların yer aldığı yapılandırılmış grid verilmiştir.
1. Teori
2. Problem
3. Sonuç
4. Gözlem
5. Kontrollü deney
6. Tahmin
Yukarıda verilen yapılandırılmış griddeki kavramlardan hangileri üzerinde hipotez kurulmadan önce çalışılmaktadır?