► Tamamı ökaryot hücre yapısına sahiptir.
► Zarla çevrili organelleri ve çekirdekleri vardır.
► Çoğunluğu tek hücrelidir. (Bazı algler çok hücrelidir.)
► Tatlı ve tuzlu sularda, nemli topraklarda, diğer hayvansal organizmaların vücutlarında ve vücut sıvılarında yaşarlar.
► Çok çeşitli beslenme şekilleri görülür.
► Ototrof, heterotrof, hem ototrof hem heterotrof beslenen türleri vardır.
► Heterotrof beslenenlerde saprofit (ayrıştırıcı) ve parazit türler bulunur. Ototrof beslenenler ise fotosentez yaparlar. (Öglena ve algler)
► Üretici olanlarda klorofil, kloroplastın içinde bulunur.
► Atmosferdeki oksijenin büyük bir miktarını sularda yaşayan Algler üretir. Özellikle tek hücreli olan algler.
► Bazı türlerinde aktif yer değiştirmeyi sağlayan sil, kamçı, yalancı ayak gibi uzantılar vardır.
► Tatlı sularda yaşayan türlerinde Kontraktil Kofullar bulunur. Bu kofullar hücreye giren tatlı suyun dışarı atılmasını sağlar. Tuzlu sularda yaşayanlarda kontraktil koful yoktur.
► Bazı türlerde birden çok çekirdek bulunabilir.
► Üremeleri; eşeyli, eşeysiz, hem eşeyli hem eşeysiz (metagenez) şekillerinde olur.
► Bazı türlerde hücre içi sindirim görülür.
► Bazı çok hücreli alglerde iş bölümüne dayalı Koloni oluşturma yeteneği vardır.
1. Kamçılılar (Öglena)
2. Kök Ayaklılar (Amip)
3. Silliler (Paramesyum)
4. Sporlular (Plazmodium)
5. Cıvık Mantarlar
6. Algler

► Tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar.
► Tatlı sularda yaşayanlarda kontraktil kofullar bulunur.
► Kamçı aktif hareket ve yer değiştirmeyi sağlar.
► Heterotrof beslenenlerin çoğu parazittir. Örneğin Trypanosoma; kamçılı olup çeçe sineği ile insana taşınır ve Afrika Uyku Hastalığına neden olur.
► Hem ototrof hem de heterotrof beslenen türleri vardır. Öglena buna örnektir.
Afrika Uyku Hastalığı, Trypanosoma brucei adında mikroskobik bir parazit yüzünden oluşuyor.
Bu parazit, tsetse sineği denen bir böcek tarafından insanlara bulaştırılıyor.
İlk başlarda ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve yorgunluk gibi belirtiler görülüyor. Hastalık ilerledikçe sinir sistemini etkileyerek uyku düzeninde bozukluklara, konsantrasyon zorluklarına ve hatta ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Erken teşhis edilirse ilaçlarla tedavi edilebiliyor; fakat ileri evrelerde tedavi daha zorlaşıyor ve kullanılan ilaçların yan etkileri de olabiliyor.
Bu yüzden, özellikle tsetse sineklerinin yoğun olduğu bölgelerde dikkatli olmak ve korunma yöntemlerine önem vermek çok önemli.
Öglenanın Genel Özellikleri
♦ Tek hücreli ve ökaryot bir canlıdır.
♦ Kontraktil koful bulunur.
♦ Boyuna bölünerek eşeysiz olarak çoğalır. (Amitoz bölünme ile)
♦ Kloroplastı vardır. Gündüz fotosentez yapar. Gece ise heterotrof beslenir. (Hem ototrof hem heteretrof beslenme yapar)
♦ Işığı algılayan göz lekesi sayesinde ışığın olduğu yere doğru hareket eder.
♦ Heterotrof beslenirken
Ücretsiz önizleme burada bitti
Asıl konu anlatımının ilk %30’unu okudunuz. Konu metninin devamını okumak ve etkinlik, performans görevi ile kontrol noktası çözümlerini görmek için abone olun.
Konu anlatımının tamamını açKonuya Ait Çıkmış Sorular
Konu İle İlgili Çalışma Soruları
Protista alemine ait bazı canlılar şunlardır:
• Plazmodyum
• Paramesyum
• Öglena
Bu canlılar için;
I. üreme şekilleri,
II. protein sentezleme mekanizmaları,
III. kromozom sayıları
özelliklerinden hangileri kesinlikle aynıdır?
Protista alemi üyelerinden olan kamçılılar bir veya birkaç kamçı yardımıyla sıvı ortamlarda hareket eder. Serbest yaşayan kamçılılara öglena örnek verilebilir.

Öglena ile ilgili,
I. Hücre çeperi bulunmaz.
II. Kamçının kök kısımlarında göz lekesi olarak bilinen ışığa duyarlı bir yapı bulunur.
III. Hem ototrof hem heterotrof beslenir.
IV. Konjugasyonla çoğalır.
verilenlerden hangileri doğrudur?
Protista alemine ait canlılardan bazıları şekilde gösterilmiştir.

Protista aleminde yer alan canlılarda,
I. Aktif olarak yer değiştirme
II. Zarlı organellere sahip olma
III. Fotosentezle kendi besinini sentezleme
IV. Heterotrof beslenme şekline sahip olma
özelliklerinden hangileri ortaktır?
Aşağıdakilerden hangisi öglena ve paramesyum gibi tatlı sularda yaşayan protistlerde boşaltımdan sorumlu organeldir?