Boşaltım Sistemi ve Homeostazi

120

Boşaltım Sistemi ve Homeostazi

Hücrelerde gerçekleşen metabolik faaliyetler sırasında canlı için yararlı maddelerin yanı sıra bazı atık maddeler de oluşur.

Bu atıkların vücutta birikmesi hücrelerin çalışmasını bozabilir. Ayrıca vücuda alınan su ve minerallerin tamamına her zaman ihtiyaç duyulmaz. Fazla suyun, iyonların ve bazı yabancı maddelerin de vücuttan uzaklaştırılması gerekir.

Metabolik atıkların ve vücutta gereğinden fazla bulunan maddelerin uzaklaştırılmasına boşaltım denir.

Boşaltım sistemi neden gereklidir?

Boşaltım sistemi yalnızca idrar üretmez. Kanın bileşimini sürekli düzenleyerek hücrelerin yaşadığı iç ortamın korunmasına katkı sağlar.

Boşaltım sisteminin başlıca homeostatik görevleri şunlardır:

  • Azotlu metabolik atıkların uzaklaştırılması
  • Fazla suyun vücuttan atılması
  • Su kaybı durumunda suyun korunması
  • Sodyum, potasyum ve diğer iyonların dengelenmesi
  • Kan ve vücut sıvılarının pH değerinin düzenlenmesi
  • Kan hacmi ve kan basıncının düzenlenmesine katkı sağlanması
  • Bazı ilaçların ve yabancı maddelerin uzaklaştırılması
  • Kanın kimyasal içeriğinin uygun sınırlar içinde tutulması

Üriner sistemin temel organları

Organ Temel görevi
Böbrekler Kanı süzer, gerekli maddeleri korur ve idrarı oluşturur.
Üreterler İdrarı böbreklerden idrar kesesine taşır.
İdrar kesesi İdrarı geçici olarak depolar.
Üretra İdrarın vücuttan dışarı atıldığı kanaldır.

Böbrek → Üreter → İdrar kesesi → Üretra → Dış ortam

Üreter ve üretra aynı yapı mıdır?

Hayır.

  • Üreter, böbrekten idrar kesesine uzanan kanaldır.
  • Üretra, idrar kesesinden vücut dışına uzanan kanaldır.

Boşaltıma katkı sağlayan diğer organlar

Böbrekler boşaltımın temel organlarıdır. Bununla birlikte başka organlar da belirli maddelerin uzaklaştırılmasına katkı sağlar.

Organ Uzaklaştırılmasına katkı sağladığı maddeler
Akciğerler Karbondioksit, su buharı ve bir miktar ısı
Deri Terle birlikte su, tuz ve az miktarda bazı metabolik maddeler
Karaciğer Zararlı maddelerin dönüştürülmesi ve bazı maddelerin safra yoluyla uzaklaştırılması
Sindirim sistemi Safrayla bağırsağa verilen bazı maddelerin dışkıyla uzaklaştırılması

Boşaltım ile dışkılama aynı olay mıdır?

Hayır. Dışkılama, sindirilemeyen ve emilemeyen besin kalıntılarının sindirim kanalından uzaklaştırılmasıdır.

Boşaltım ise hücresel metabolizma sonucu oluşan atıkların ve vücuttaki fazla maddelerin uzaklaştırılmasıdır.

Kavram ayrımı: Dışkının büyük bölümü hücrelerde oluşan metabolik atıklardan meydana gelmez. Bu nedenle dışkılama ile boşaltım aynı kavram değildir.

Böbreklerin dolaşım sistemiyle ilişkisi

Böbreklerin kanı düzenleyebilmesi için böbreklere sürekli kan gelmesi gerekir.

Böbrek atardamarıyla gelen kan böbreklerdeki çok sayıdaki nefrona dağıtılır. Kanın içeriği düzenlendikten sonra böbrek toplardamarıyla genel dolaşıma geri döner.

Kan → Böbrek → Kanın içeriğinin düzenlenmesi → Düzenlenmiş kan

Temel sonuç: Böbrekler yalnızca atık maddeleri ayırmaz. Kanın su, iyon, pH ve hacim özelliklerini de düzenleyerek bütün hücrelerin iç ortamını etkiler.

Böbreğin Temel Yapısı

Böbrekler karın boşluğunun arka bölümünde, omurganın iki yanında bulunan fasulye biçimli organlardır.

Her böbreğin iç yapısı genel olarak üç bölümde incelenebilir:

  • Kabuk bölgesi
  • Öz bölgesi
  • Böbrek havuzu

Böbreğin bölümleri

Bölüm Genel özelliği
Kabuk bölgesi Nefronların süzülmeyle ilişkili yapılarının ve kanallarının bir bölümünü içerir.
Öz bölgesi Nefron kanallarının ve toplama kanallarının uzanan bölümlerini içerir.
Böbrek havuzu Oluşan idrarın toplanarak üretere aktarıldığı bölgedir.

Nefron Nedir?

Böbreğin kanı düzenleyen ve idrar oluşumunu gerçekleştiren mikroskobik yapı ve görev birimine nefron denir.

Her böbrekte çok sayıda nefron bulunur. Nefronlar kanla yakın ilişki içinde çalışır.

Nefronun temel bölümleri

  • Glomerulus
  • Bowman kapsülü
  • Proksimal tüp
  • Henle kulpu
  • Distal tüp
  • Toplama kanalı

Glomerulus ve Bowman kapsülü → Nefron kanalı → Toplama kanalı → Böbrek havuzu

Glomerulus

Glomerulus, Bowman kapsülünün içinde bulunan kılcal damar yumağıdır.

Glomerulusa gelen kanın oluşturduğu basınç, kan plazmasındaki suyun ve bazı küçük maddelerin Bowman kapsülüne geçmesini sağlar.

Bowman kapsülü

Bowman kapsülü glomerulusu çevreleyen çift katlı yapıdır. Glomerulustan süzülen sıvı ilk olarak Bowman kapsülünde toplanır.

Nefron kanalı

Bowman kapsülünden sonra başlayan uzun kanal sistemi boyunca süzüntünün içeriği düzenlenir.

Nefron kanalında:

  • Vücut için gerekli maddelerin önemli bir bölümü kana geri kazandırılır.
  • Fazla veya zararlı bazı maddeler kanaldaki sıvıya verilebilir.
  • Su ve iyon miktarı vücudun gereksinimine göre düzenlenebilir.
  • İdrarın yoğunluğu değiştirilebilir.

Toplama kanalı

Birden fazla nefrondan gelen sıvı toplama kanallarına ulaşır.

Toplama kanallarında suyun korunmasına yönelik düzenlemeler devam edebilir. Son hâlini alan idrar böbrek havuzuna taşınır.

Nefron ve kan damarları arasındaki ilişki

Nefron kanallarının çevresi yoğun bir kılcal damar ağıyla sarılıdır.

Bu yakın ilişki sayesinde:

  • Süzüntüdeki gerekli maddeler kana geri alınabilir.
  • Kandaki bazı fazla maddeler nefron kanalına verilebilir.
  • Su ve iyon dengesi hassas biçimde düzenlenebilir.

Nefron bölümlerinin genel görevleri

Yapı Genel görevi
Glomerulus Kanın sıvı kısmındaki küçük maddelerin süzülmesini sağlar.
Bowman kapsülü Glomerulustan süzülen sıvıyı toplar.
Nefron kanalı Geri emilim ve salgılama olaylarıyla süzüntünün içeriğini düzenler.
Henle kulpu Böbreğin idrarı yoğunlaştırabilmesini destekleyen düzenin kurulmasına katkı sağlar.
Toplama kanalı Birden fazla nefrondan gelen sıvıyı toplar ve su miktarının son kez düzenlenmesine katkı sağlar.
Kapsam notu: Nefronun bölümleri tanınmalıdır. Ancak her bir maddenin nefronun tam olarak hangi bölümünde geri emildiğine ilişkin ayrıntılı bölgesel sınıflandırmaya bu konuda girilmemektedir.
Yapı-işlev ilişkisi: Glomerulus süzme yüzeyini, nefron kanalları seçici düzenleme alanını, çevredeki kılcallar ise kanla süzüntü arasındaki madde alışverişini oluşturur.

İdrar Nasıl Oluşur?

İdrar oluşumu, kanın içindeki bütün sıvının doğrudan dışarı atılması değildir.

Böbreklerde önce kan plazmasının bir bölümü süzülür. Daha sonra vücut için gerekli maddeler büyük ölçüde geri kazanılır ve uzaklaştırılması gereken bazı maddeler kanal sıvısına eklenir.

İdrar oluşumu genel olarak üç temel olayla açıklanır:

  1. Süzülme
  2. Geri emilim
  3. Salgılama

1. Süzülme

Glomerulus kılcallarındaki kan basıncının etkisiyle su ve bazı küçük maddelerin Bowman kapsülüne geçmesine süzülme denir.

Süzülen maddelere:

  • Su,
  • Glikoz,
  • Amino asitler,
  • İyonlar,
  • Üre,
  • Diğer küçük moleküller

örnek verilebilir.

Normalde süzüntüye geçmeyen yapılar

Kan hücreleri ve büyük plazma proteinleri normal koşullarda glomerulus süzme bariyerini geçemez.

Bu nedenle sağlıklı bir bireyin idrarında çok miktarda kan hücresi veya büyük protein bulunması beklenmez.

Kan plazması → Glomerulus → Bowman kapsülündeki süzüntü

2. Geri Emilim

Süzüntüde bulunan ve vücudun ihtiyaç duyduğu maddelerin nefron kanalından çevredeki kılcal damarlara geri alınmasına geri emilim denir.

Geri emilen maddelere genel olarak:

  • Suyun büyük bölümü,
  • Glikoz,
  • Amino asitler,
  • Sodyum ve başka iyonlar,
  • Vücut için gerekli diğer küçük maddeler

örnek verilebilir.

Geri emilim neden gereklidir?

Süzülme sırasında yararlı ve zararlı küçük maddeler bütünüyle birbirinden ayrılamaz. Bu nedenle süzülen yararlı maddelerin yeniden kana kazandırılması gerekir.

Temel mantık: Böbrek önce geniş kapsamlı bir süzme yapar, ardından vücudun ihtiyaç duyduğu maddeleri seçici biçimde korur.

3. Salgılama

Kandaki bazı maddelerin nefron kanalını çevreleyen kılcal damarlardan kanal sıvısına aktarılmasına salgılama denir.

Salgılama yoluyla:

  • Bazı fazla iyonlar,
  • Asit-baz dengesini etkileyen maddeler,
  • Bazı ilaçlar,
  • Vücuda yabancı bazı maddeler

kanal sıvısına verilebilir.

Son idrarın oluşması

Süzülme, geri emilim ve salgılama olayları sonucunda nefron kanalında kalan sıvı son idrara dönüşür.

Süzülme → Seçici geri emilim → Salgılama → İdrarın oluşması

Süzüntü ve idrar aynı mıdır?

Hayır. Bowman kapsülünde oluşan ilk süzüntü ile vücuttan atılan son idrarın içerikleri aynı değildir.

Süzüntü nefron kanallarında ilerlerken:

  • Yararlı maddeler kana geri alınır.
  • Su miktarı düzenlenir.
  • İyon miktarı düzenlenir.
  • Bazı fazla maddeler kanal sıvısına eklenir.

İdrarın izlediği yol

Nefron → Toplama kanalı → Böbrek havuzu → Üreter → İdrar kesesi → Üretra

İdrarın genel içeriği

İdrarın büyük bölümü sudan oluşur. İdrarda ayrıca:

  • Üre,
  • Ürik asit,
  • Kreatinin,
  • Fazla iyonlar,
  • Bazı ilaç ve yabancı madde kalıntıları

bulunabilir.

Olay Maddenin hareket yönü Temel amacı
Süzülme Kandan Bowman kapsülüne Küçük maddeleri kan plazmasından ayırmak
Geri emilim Nefron kanalından kana Gerekli maddeleri ve suyu korumak
Salgılama Kandan nefron kanalına Fazla veya yabancı bazı maddeleri uzaklaştırmak
Atılma İdrar yollarından dış ortama Son idrarı vücuttan uzaklaştırmak
Kavram yanılgısına dikkat: Böbrekler yararlı maddeleri hiç süzmez şeklindeki ifade doğru değildir. Birçok yararlı küçük madde önce süzülür, daha sonra geri emilimle kana kazandırılır.

Böbreklerin Su Dengesindeki Görevi

Vücuda alınan ve vücuttan kaybedilen su miktarı sürekli değişir.

Su:

  • İçeceklerle,
  • Besinlerle,
  • Hücresel metabolizma sonucunda

vücuda kazandırılabilir.

Su kaybı ise:

  • İdrarla,
  • Terle,
  • Solunumla,
  • Dışkıyla

gerçekleşebilir.

Böbrekler idrarla kaybedilecek su miktarını değiştirerek su dengesinin korunmasında temel görev üstlenir.

Su kaybı arttığında

  1. Terleme, yetersiz su tüketimi veya başka nedenlerle vücut su kaybeder.
  2. Kan ve vücut sıvılarının çözünmüş madde yoğunluğu artabilir.
  3. Hipotalamustaki osmoreseptörler değişikliği algılar.
  4. Susama hissi oluşur.
  5. ADH hormonunun kana verilmesi artar.
  6. Böbreklerde suyun kana geri alınması artırılır.
  7. İdrar miktarı azalır ve idrar daha yoğun hâle gelebilir.
  8. Su içilmesi ve suyun korunmasıyla denge yeniden kurulmaya çalışılır.

Su kaybı → ADH artışı → Böbrekte su geri emiliminin artması → Daha az ve yoğun idrar

Vücuda fazla su alındığında

  1. Vücut sıvılarının çözünmüş madde yoğunluğu azalabilir.
  2. ADH salgısı azaltılabilir.
  3. Böbreklerde suyun geri alınması azalır.
  4. Daha fazla miktarda ve daha seyrelmiş idrar oluşturulabilir.

Su fazlalığı → ADH azalması → Suyun daha az geri emilmesi → Daha fazla ve seyrelmiş idrar

Elektrolit Dengesi

Vücut sıvılarında bulunan sodyum, potasyum, kalsiyum ve klor gibi elektrik yüklü parçacıklara genel olarak elektrolit denir.

Elektrolitler:

  • Sinirsel iletimde,
  • Kas kasılmasında,
  • Su dağılımında,
  • pH dengesinde,
  • Hücrelerin çalışmasında

önemlidir.

Sodyum dengesi

Sodyum, vücut sıvılarındaki su dağılımını ve kan hacmini etkileyen temel iyonlardan biridir.

Böbrekler vücudun gereksinimine göre:

  • Sodyumun kana geri alınmasını artırabilir.
  • Fazla sodyumun idrarla uzaklaştırılmasını artırabilir.

Aldosteronun etkisi

Böbrek üstü bezlerinden salgılanan aldosteron, böbreklerde sodyumun geri emilmesini destekler. Sodyumun tutulması suyun da vücutta korunmasına katkı sağlayabilir.

Aldosteron aynı zamanda potasyumun idrarla uzaklaştırılmasını etkileyebilir.

ADH ve aldosteronun karşılaştırılması

Özellik ADH Aldosteron
Temel olarak etkilediği denge Su dengesi Sodyum ve potasyum dengesi
Böbrekteki genel etkisi Suyun geri alınmasını artırır. Sodyumun geri alınmasını destekler.
Kan hacmine katkısı Suyun korunmasıyla kan hacmini destekler. Sodyum ve suyun korunmasıyla kan hacmini destekler.
Salgılandığı yapı Hipotalamusta üretilir, arka hipofizden kana verilir. Böbrek üstü bezinin kabuk kısmından salgılanır.

İdrar rengi su dengesi hakkında bilgi verir mi?

Yoğun idrar genellikle daha koyu, seyrelmiş idrar ise daha açık görünebilir. Ancak idrar rengi tek başına kesin bir sağlık ölçütü değildir.

Besinler, vitaminler, ilaçlar ve bazı sağlık durumları da idrar rengini etkileyebilir.

Dikkat: “İdrar koyuysa kesin böbrek hastalığı vardır” veya “İdrar renksizse kişi tamamen sağlıklıdır” biçimindeki çıkarımlar doğru değildir.
Temel sonuç: Böbrekler sabit miktarda su ve tuz atmaz. Vücudun ihtiyacına göre geri emilim ve atılma miktarını değiştirir.

Azotlu Metabolik Atıklar

Proteinler ve nükleik asitler gibi azot içeren moleküllerin metabolizması sırasında azotlu atık maddeler oluşur.

Bu maddelerin vücutta fazla birikmesi hücrelere zarar verebilir. Bu nedenle karaciğer, dolaşım sistemi ve böbrekler birlikte çalışarak azotlu atıkların uzaklaştırılmasını sağlar.

Amonyak ve üre

Amino asitlerin parçalanması sırasında toksik etkisi yüksek olan amonyak oluşabilir.

Karaciğer amonyağı daha az toksik olan üreye dönüştürür. Üre kanla böbreklere taşınır ve idrarla vücuttan uzaklaştırılır.

Protein metabolizması → Amonyak → Karaciğerde üre → Kan → Böbrek → İdrar

Ürik asit

Nükleik asitlerin yapısındaki bazı moleküllerin parçalanması sonucunda ürik asit oluşabilir.

Ürik asidin önemli bir bölümü böbrekler aracılığıyla uzaklaştırılır.

Kreatinin

Kasların enerji metabolizmasıyla ilişkili olaylar sonucunda kreatinin oluşur.

Kreatinin kanla böbreklere taşınarak idrarla uzaklaştırılır. Kandaki kreatinin düzeyi, böbreklerin süzme işlevi değerlendirilirken kullanılan göstergelerden biridir.

Böbrekler atıkların oluştuğu yer midir?

Hayır. Böbrekler birçok metabolik atığın üretildiği organ değildir.

  • Üre karaciğerde oluşturulur.
  • Kreatinin kas metabolizmasıyla ilişkilidir.
  • Karbondioksit hücresel faaliyetler sırasında oluşur.

Böbreklerin temel görevi, kanla kendilerine ulaşan bazı atıkları vücuttan uzaklaştırmaktır.

Asit-Baz Dengesi

Hücrelerde gerçekleşen metabolik olaylar vücut sıvılarının asitlik durumunu etkileyebilir.

Enzimlerin ve hücresel yapıların düzenli çalışabilmesi için kan pH değerinin dar bir aralıkta tutulması gerekir.

Böbreklerin pH düzenlemesine katkısı

Böbrekler:

  • Asit özellikli bazı iyonların idrarla uzaklaştırılmasını artırabilir.
  • Bikarbonat gibi baz özelliği gösteren maddelerin kanda korunmasına katkı sağlayabilir.
  • Vücudun asit yüküne göre idrarın asitliğini değiştirebilir.

Solunum ve böbreklerin birlikte çalışması

Sistem pH dengesine katkısı Genel çalışma özelliği
Solunum sistemi Karbondioksitin dışarı atılmasını düzenler. Daha hızlı cevap oluşturabilir.
Boşaltım sistemi Asit özellikli iyonların atılmasını ve bikarbonatın korunmasını düzenler. Daha yavaş ancak uzun süreli düzenleme sağlar.

Solunum sistemi: Karbondioksiti düzenler
Böbrekler: Asit, baz ve iyon dengesini düzenler

İdrarın pH değeri neden değişebilir?

İdrarın pH değeri:

  • Beslenme biçiminden,
  • Vücudun metabolik durumundan,
  • Böbreklerin asit-baz düzenlemesinden,
  • Bazı ilaç ve sağlık durumlarından

etkilenebilir.

İdrar pH değerindeki değişiklik, kan pH değerinin de aynı ölçüde değiştiği anlamına gelmez. Böbrekler kan pH değerini korumak amacıyla idrar içeriğini değiştirebilir.

Bilimsel çıkarım: İdrarın asitliğinin artması bazı durumlarda vücudun fazla asidi uzaklaştırdığını gösterebilir. Bu nedenle idrar ile kanın kimyasal özellikleri aynı olmak zorunda değildir.

Böbrekler ve Kan Basıncı

Kan basıncı; kalbin pompaladığı kan miktarı, damarların çapı ve damar sistemi içindeki kan hacmi gibi faktörlerden etkilenir.

Böbrekler su ve sodyum miktarını düzenleyerek kan hacmini, dolayısıyla kan basıncını etkileyebilir.

Kan hacmi arttığında

Vücutta gereğinden fazla su ve sodyum tutulursa kan hacmi artabilir. Kan hacmindeki artış kan basıncının yükselmesine katkı sağlayabilir.

Böbrekler fazla su ve sodyumun idrarla uzaklaştırılmasını artırarak kan hacminin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Kan hacmi azaldığında

Kan kaybı, yoğun terleme veya yetersiz su alımı sonucunda kan hacmi azalabilir.

Bu durumda:

  • Böbreklere ulaşan kan miktarı azalabilir.
  • İdrar miktarı azaltılabilir.
  • Su ve sodyumun korunması artırılabilir.
  • Susama hissi desteklenebilir.
  • Kan basıncını yükseltmeye yönelik hormonal sistemler çalıştırılabilir.

Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemi

Böbreklere gelen kan akımı veya kan basıncı azaldığında böbrekler renin adı verilen bir enzim salgılayabilir.

Renin, vücutta kan basıncını ve kan hacmini yükseltmeye yönelik bir dizi olayın başlamasına katkı sağlar.

Sistemin basitleştirilmiş işleyişi

  1. Böbreklere gelen kan akımı veya basıncı azalır.
  2. Böbreklerden renin salgılanır.
  3. Kanda damarları ve hormon salgısını etkileyen bir düzenleme sistemi etkinleşir.
  4. Damarların daralması desteklenebilir.
  5. Aldosteron salgısı artırılabilir.
  6. Böbreklerde sodyum ve suyun korunması artırılır.
  7. Kan hacmi ve kan basıncı yükseltilmeye çalışılır.

Düşük böbrek kan akımı → Renin → Damar ve hormon cevapları → Sodyum ve su tutulması → Kan basıncının desteklenmesi

Dikkat: Böbrekler kan basıncını yalnızca idrar miktarını değiştirerek düzenlemez. Damarlar ve hormonlarla ilişkili düzenleme sistemlerine de katılır.

Böbreklerin Diğer Hormonal Görevleri

Böbrekler yalnızca hormonlardan etkilenen organlar değildir. Kendileri de bazı hormon ve düzenleyici maddeler üretebilir.

Eritropoietin

Böbreklere ulaşan oksijen miktarı azaldığında böbreklerden eritropoietin salgısı artırılabilir.

Eritropoietin kemik iliğini etkileyerek alyuvar üretiminin artırılmasına katkı sağlar.

Düşük oksijen algısı → Böbrek → Eritropoietin → Kemik iliği → Alyuvar üretiminin artması

D vitamininin etkinleştirilmesi

Böbrekler D vitamininin vücutta etkili biçime dönüştürülmesine katkı sağlar.

Etkin D vitamini:

  • Bağırsaklardan kalsiyum emilimini,
  • Kemiklerin mineral dengesini,
  • Kan kalsiyumunun düzenlenmesini

destekler.

Böbreklerin çok yönlü görevleri

Böbrek görevi Homeostatik sonucu
Su ve sodyum düzenleme Kan hacmi ve kan basıncının korunması
Renin salgılama Kan basıncını destekleyen sistemlerin çalıştırılması
Eritropoietin salgılama Alyuvar üretiminin ve oksijen taşıma kapasitesinin desteklenmesi
D vitaminini etkinleştirme Kalsiyum ve kemik dengesine katkı sağlanması
Asit ve baz düzenleme Kan pH değerinin korunması
Temel sonuç: Böbreklerin görevi yalnızca idrar üretmek değildir. Kan basıncı, alyuvar üretimi, kalsiyum dengesi ve pH düzenlemesine de katkı sağlar.

Günlük Yaşamda Böbreklerin Çalışması

Böbreklerin oluşturduğu idrarın miktarı ve yoğunluğu gün boyunca aynı kalmaz.

Su tüketimi, terleme, beslenme, fiziksel etkinlik, çevre sıcaklığı, hormonlar ve kullanılan bazı maddeler idrarın özelliklerini etkileyebilir.

Farklı durumlarda beklenen değişiklikler

Durum ADH değişimi İdrar miktarı İdrar yoğunluğu
Uzun süre su içmeme Artabilir Azalabilir Artabilir
Çok miktarda su tüketme Azalabilir Artabilir Azalabilir
Sıcak ortamda yoğun terleme Artabilir Azalabilir Artabilir
Soğuk ortamda az terleme Koşullara göre azalabilir Artabilir Azalabilir

Yoğun egzersiz örneği

Sıcak bir ortamda egzersiz yapan bir kişi terleme yoluyla su ve tuz kaybeder.

Bu durumda:

  1. Vücut sıvılarının yoğunluğu artabilir.
  2. Kan hacmi azalabilir.
  3. Susama hissi oluşabilir.
  4. ADH salgısı artabilir.
  5. Böbreklerde su geri emilimi artırılabilir.
  6. İdrar miktarı azalabilir.
  7. İdrar daha yoğun hâle gelebilir.

Tuzlu besin tüketimi

Çok tuzlu bir öğün vücut sıvılarındaki sodyum yoğunluğunu etkileyebilir.

Bunun sonucunda:

  • Susama hissi artabilir.
  • Su tüketimi artabilir.
  • Geçici olarak su tutulması oluşabilir.
  • Böbrekler fazla sodyumu uzaklaştırmak için çalışabilir.

Çok su içmek her zaman yararlı mıdır?

Vücudun ihtiyacına uygun su tüketimi önemlidir. Ancak kısa sürede aşırı miktarda su içilmesi kanın elektrolit dengesini bozabilir.

Bu nedenle “ne kadar fazla su içilirse o kadar sağlıklı olunur” ifadesi bilimsel olarak doğru değildir.

Böbrek sağlığını destekleyen davranışlar

  • Susama ve fiziksel etkinlik durumuna uygun su tüketmek
  • Aşırı tuz tüketiminden kaçınmak
  • Dengeli beslenmek
  • Düzenli fiziksel etkinlik yapmak
  • Kan basıncını ve kan glikozunu sağlıklı sınırlar içinde tutmak
  • İlaçları bilinçsiz kullanmamak
  • Sigara ve zararlı maddelerden uzak durmak
  • İdrar yolu enfeksiyonu belirtilerini önemsemek
  • Uzun süre idrar tutmayı alışkanlık hâline getirmemek

İlaçlar ve böbrekler

Bazı ilaçlar veya bunların parçalanma ürünleri böbrekler aracılığıyla uzaklaştırılır.

Doktor önerisi olmadan veya önerilen dozun üzerinde kullanılan ilaçlar böbreklerin yükünü artırabilir ve böbrek dokusuna zarar verebilir.

İdrar tahlili neyi gösterebilir?

İdrar tahlilinde:

  • Protein,
  • Glikoz,
  • Kan hücreleri,
  • Mikroorganizmalar,
  • pH,
  • Yoğunluk,
  • Bazı metabolik maddeler

değerlendirilebilir.

Ancak tek bir idrar bulgusu tek başına kesin hastalık tanısı koymak için yeterli değildir. Sonuçlar diğer ölçümler ve sağlık değerlendirmeleriyle birlikte yorumlanır.

Veri yorumlama etkinliği

Üç farklı durumda alınan gözlemler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Durum Su tüketimi Terleme İdrar miktarı İdrar yoğunluğu
A Yüksek Düşük Yüksek Düşük
B Düşük Yüksek Düşük Yüksek
C Orta Orta Orta Orta

Tablodan yararlanarak:

  1. Hangi durumda ADH salgısının en yüksek olması beklenir?
  2. Hangi durumda böbreklerden en fazla su uzaklaştırılmış olabilir?
  3. Su tüketimi ile idrar yoğunluğu arasında nasıl bir ilişki vardır?
  4. Terleme ile idrar miktarı arasında nasıl bir ilişki kurulabilir?
  5. Böbreklerin homeostazideki rolünü destekleyen bir sonuç yazınız.
Temel çıkarım: İdrar miktarının değişmesi böbreklerin düzensiz çalıştığı anlamına gelmez. Çoğu zaman değişen su ve elektrolit ihtiyacına verilen homeostatik bir cevaptır.

Boşaltım Sistemi ve Homeostazi Konu Değerlendirmesi

Bilimsel çıkarım nasıl yapılır?

Boşaltım sistemiyle ilgili bilimsel bir çıkarım oluştururken aşağıdaki basamaklar izlenebilir:

  1. Araştırma sorusu belirlenir.
  2. Güvenilir kaynaklardan veri toplanır.
  3. Veriler tablo, grafik veya şemayla düzenlenir.
  4. Değişkenler arasındaki ilişkiler belirlenir.
  5. Verilere dayalı bir sonuç oluşturulur.
  6. Sonucun açıklayamadığı veya sınırlı kaldığı noktalar belirtilir.

Örnek bilimsel çıkarım

Gözlem: Sıcak ortamda egzersiz yapan kişinin terlemesi artmış, idrar miktarı azalmış ve idrar yoğunluğu yükselmiştir.

Veri: Terleme su kaybını artırmış, su kaybına karşı ADH salgısı yükselmiş ve böbreklerde suyun geri emilmesi artmıştır.

Çıkarım: Böbrekler, vücut su kaybettiğinde idrarla atılan suyu azaltarak homeostazinin korunmasına katkı sağlar.

Sık karşılaşılan kavram yanılgıları

1. “Boşaltım yalnızca idrar yapmaktır.”

Boşaltım metabolik atıkların ve fazla maddelerin uzaklaştırılmasıdır. Akciğer, deri ve karaciğer de boşaltıma katkı sağlar.

2. “Böbrekler kandaki bütün maddeleri süzer ve dışarı atar.”

Böbrekler küçük maddeleri süzer; gerekli maddelerin büyük bölümünü geri emilimle kana kazandırır.

3. “Yararlı maddeler hiçbir zaman süzülmez.”

Glikoz ve amino asit gibi yararlı küçük maddeler süzüntüye geçebilir ancak sağlıklı koşullarda büyük ölçüde geri emilir.

4. “Süzüntü ile idrar aynıdır.”

Süzüntünün içeriği nefron kanalında geri emilim ve salgılama olaylarıyla değiştirilir. Son idrar daha sonra oluşur.

5. “Üre böbrekte üretilir.”

Üre karaciğerde oluşturulur, kanla böbreklere taşınır ve idrarla uzaklaştırılır.

6. “ADH böbrekte üretilir.”

ADH hipotalamusta üretilir ve arka hipofizden kana verilir. Böbrekler ADH’nin hedef organlarından biridir.

7. “İdrar miktarı azsa böbrekler mutlaka çalışmıyordur.”

Su kaybında idrar miktarının azalması suyu koruyan normal bir homeostatik cevap olabilir.

8. “İdrar ne kadar açık renkliyse kişi o kadar sağlıklıdır.”

İdrar rengi su tüketiminin yanı sıra besin, ilaç ve başka durumlardan etkilenebilir. Tek başına sağlık göstergesi değildir.

9. “Böbrekler yalnızca atık maddeleri uzaklaştırır.”

Böbrekler su, elektrolit, pH, kan hacmi ve kan basıncını da düzenler; hormonal görevler üstlenir.

10. “Çok su içmenin hiçbir zararı olmaz.”

Kısa sürede aşırı su tüketimi elektrolit dengesini bozabilir. Su tüketimi vücudun gereksinimine uygun olmalıdır.

11. “Böbrekler kan hücrelerini üretir.”

Böbrekler eritropoietin salgılar. Alyuvar üretimi kemik iliğinde gerçekleşir.

12. “Üreter ve üretra aynı kanaldır.”

Üreter böbrekten idrar kesesine, üretra idrar kesesinden dış ortama uzanır.

Konu özeti

  • Boşaltım, metabolik atıkların ve fazla maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasıdır.
  • Üriner sistem böbrek, üreter, idrar kesesi ve üretradan oluşur.
  • Nefron böbreğin yapı ve görev birimidir.
  • İdrar oluşumunda süzülme, geri emilim ve salgılama gerçekleşir.
  • Süzülme glomerulus ile Bowman kapsülü arasında gerçekleşir.
  • Geri emilim gerekli maddelerin nefron kanalından kana kazandırılmasıdır.
  • Salgılama bazı maddelerin kandan nefron kanalına verilmesidir.
  • Böbrekler su ve elektrolit dengesini düzenler.
  • ADH suyun, aldosteron ise özellikle sodyum ve potasyum dengesinin düzenlenmesine katkı sağlar.
  • Üre karaciğerde oluşturulur ve böbreklerden uzaklaştırılır.
  • Böbrekler solunum sistemiyle birlikte asit-baz dengesini korur.
  • Böbrekler kan hacmi ve kan basıncını düzenler.
  • Renin, eritropoietin ve etkin D vitamini böbreklerin hormonal işlevleriyle ilişkilidir.
  • İdrarın miktarı ve yoğunluğu vücudun su durumuna göre değişebilir.

Kendini değerlendir

  1. Boşaltım ve dışkılama arasındaki farkı açıklayınız.
  2. Üriner sistem organlarını idrarın izlediği sıraya göre yazınız.
  3. Nefronun temel bölümlerini sıralayınız.
  4. Süzülme olayının gerçekleştiği yapıları belirtiniz.
  5. Geri emilim neden gereklidir?
  6. Salgılama ile süzülme arasındaki farkı açıklayınız.
  7. Su kaybında ADH ve idrar miktarı nasıl değişir?
  8. Aldosteron su ve elektrolit dengesine nasıl katkı sağlar?
  9. Ürenin oluşum ve uzaklaştırılma yolunu açıklayınız.
  10. Böbrekler kan pH değerinin korunmasına nasıl katkı sağlar?
  11. Böbreklerin kan basıncını düzenlemesini açıklayınız.
  12. Eritropoietinin alyuvar üretimiyle ilişkisini belirtiniz.

Olay analizi: Sıcak ortamda su kaybı

Bir öğrenci sıcak bir günde uzun süre yürüyüş yapmış, çok terlemiş ve yeterince su içmemiştir. Gün sonunda idrar miktarının azaldığını ve idrar renginin koyulaştığını fark etmiştir.

Aşağıdaki soruları cevaplayınız:

  1. Öğrencinin vücut sıvılarının yoğunluğu nasıl değişmiş olabilir?
  2. Bu değişiklik hangi reseptörlerle algılanmıştır?
  3. ADH salgısı nasıl değişmiştir?
  4. Böbreklerde suyun geri emilmesi nasıl etkilenmiştir?
  5. İdrar miktarı ve yoğunluğundaki değişiklik homeostaziye nasıl katkı sağlamıştır?
  6. Kan hacmi ve kan basıncı bu durumdan nasıl etkilenebilir?

Olay analizi: Glikozun idrarda bulunması

Sağlıklı bir bireyde süzüntüye geçen glikozun büyük bölümü kana geri kazandırılır. Bir bireyin idrar tahlilinde belirgin miktarda glikoz saptanmıştır.

Bu veriden yararlanarak:

  1. Glikozun önce hangi olayla süzüntüye geçtiğini,
  2. Normalde hangi olayla kana geri kazandırıldığını,
  3. Kandaki glikoz miktarının çok yükselmesinin bu durumu nasıl etkileyebileceğini,
  4. Tek bir idrar bulgusunun neden kesin tanı için yeterli olmadığını

açıklayınız.

Nefron şeması hazırlama görevi

Bir nefron şeması çizerek aşağıdaki yapıları gösteriniz:

  • Glomerulus
  • Bowman kapsülü
  • Nefron kanalı
  • Henle kulpu
  • Toplama kanalı
  • Nefronu çevreleyen kılcal damarlar

Şemanızda aşağıdaki madde hareketlerini farklı oklarla belirtiniz:

  • Kandan Bowman kapsülüne süzülme
  • Nefron kanalından kana geri emilim
  • Kandan nefron kanalına salgılama
  • Son idrarın toplama kanalına ilerlemesi

Öğrenme günlüğü

“Böbrekler İç Dengeyi Nasıl Korur?” başlıklı bir öğrenme günlüğü hazırlayınız.

Günlüğünüzde şu başlıklara yer veriniz:

  1. Bu konuda daha önce bildiklerim
  2. Yeni öğrendiğim nefron yapıları
  3. Süzülme, geri emilim ve salgılama arasındaki farklar
  4. Su ve elektrolit dengesinde böbreklerin görevi
  5. Böbreklerle kan basıncı arasındaki ilişki
  6. En çok şaşırdığım bilgi
  7. Hâlâ merak ettiğim soru
  8. Günlük yaşamımda uygulayabileceğim sağlık davranışı

Bilimsel araştırma görevi

Aşağıdaki konulardan birini seçerek güvenilir kaynaklardan araştırınız:

  • ADH ve su dengesi
  • Aldosteron ve elektrolit dengesi
  • Böbreklerin pH düzenlemesindeki görevi
  • Renin ve kan basıncı
  • Eritropoietin ve alyuvar üretimi
  • Yoğun egzersizde böbreklerin homeostatik cevabı

Topladığınız bilgileri aşağıdaki tabloya kaydediniz:

Araştırma sorusu Toplanan veri Kullanılan kaynak Veriden çıkarılan sonuç
       

Konuya Ait Çalışma Soruları

Bu konuya ait çalışma sorusu henüz eklenmemiş.

Konuya Ait Çıkmış Sorular

Bu konuya ait çıkmış soru henüz eklenmemiş.