Sinir Sistemi Rahatsızlıkları
Felç, Beyni besleyen kan damarlarında kan akımının durması sonucu oluşan beyin hasarları felç oluşmasına neden olabilir. Damarların beslediği beyin bölgesi kan akımı durduğundan oksijen alamaz, beslenemez ve canlılığını yitirir.
Multiple Skleroz (MS), Nöronların aksonlarını kaplayan miyelin kılıfın iltihaplanması veya zarar görmesi durumunda oluşur. Halsizlik, uyuşma, duyu eksikliği, denge bozukluğu, titreme gibi olumsuzluklar görülür.

Epilepsi, Sinir hücrelerinin aşırı uyarılması sonucu yüksek elektriksel aktivite oluşur. Buna bağlı olarak beyin hücrelerinin normal işlevlerini yapamaması durumuna epilepsi denir.
Parkinson, Beyindekibazı nöronlarda üretilen Dopamin, hücrelerin bozulması ve ölümü ile yeterli oranda üretilemez. Motor sinirler düzenli çalışamaz ve titreme, hareketlerin yavaşlaması, denge bozukluğu ortaya çıkar.
Alzheimer, Beyin hücrelerinde anormal protein birikimi, beyin hücrelerinin ölümü ve sinirler arası iletişimin bozulmasına neden olur. Unutkanlık, gündelik işleri yapamamak, kelimeleri hatırlamakta zorlanmak gibi belirtiler vardır.
Depresyon, Uyku, iştahsızlık ve enerjide azalma görülür. Kişi duygusal açıdan mutsuz, karamsar ve ümitsizdir. Kendini hüzünlü ve yalnız hisseder. Olumlu düşünceler ve profesyonel bir yardımla iyileşme sağlanır.
Sinir Sisteminin Sağlıklı Yapısının Korunması
- Sinir sisteminin sağlıklı yapısının korunması için dengeli ve yeterli beslenme önemlidir.
- Uzun süreli dengesiz beslenme sinir hücrelerinin gelişimini ve çalışmasını yavaşlatarak önemli beyin hasarlarına yol açabilir.
- Özellikle B grubu vitaminleri, E vitamini, demir, çinko, magnezyum gibi mineralleri içeren besin maddelerinin tüketimi beyin sağlığı açısından önemlidir.
- Oksijenin taşınmasında görevli olan alyuvarların yapısındaki hemoglobinin yapımı için demir minerali gereklidir.
- Demir mineralinin besinlerden emilimi için C vitamini açısından zengin besinler alınmalıdır. Protein içeriği yüksek besinlerin ve bol suyun tüketilmesi beyin sağlığı açısından çok önemlidir.
- Kurşun, civa, kadmiyum gibi ağır metallerin besinler yoluyla alınması çocuklarda zekâ geriliğine, refleks ve davranış bozukluklarına neden olur.
- Beyin hücrelerinin zarar görmesinin diğer etmeni strestir.
- Stres, enfeksiyon hastalıklar, antidepresan ve antihistaminik ilaçlar, hijyen kurallarına dikkat etmeme sinir sisteminin sağlıklı yapısına zarar vermektedir.
- Yüksek tansiyon, beyin dokularına zarar verdiğinden aşırı tuz ve doymuş yağ tüketiminden uzak durulmalıdır.
- Düşünce gücünü artıran beyin faaliyetlerinin yapılması, beyne kan akışını ve dolayısıyla oksijen girişini artırır.
- Bu nedenle düzenli spor yapılması da beyin sağlığı açısından önemlidir.
- Düzenli uyku güne zinde başlamaya, öğrenme kapasitesinin artmasına, hafızanın güçlenmesine yardımcı olur. Kültürel faaliyetleri takip etmek, sanat etkinliklerine katılmak ve hobiler edinmek sinir sisteminin sağlıklı yapısının korunması açısından önemlidir.
- Sinir sisteminin zarar görmesine neden olan etmenler sigara, alkol ve uyuşturuculardır.
- Alkol, beyin hücrelerini öldürdüğünden zamanla beyin küçülür.
- Mantıklı düşünme, karar verme ve hafıza gücü zayıflar.
- Uyku bozuklukları oluşur.
- Uyuşturucu maddeler ise beyin ve akıl sağlığının en önemli düşmanıdır.
- Erken bunama, halüsinasyonlar, uykusuzluk, zekâ ve hafıza kayıpları uyuşturucu kullananlarda en sık rastlanılan durumlardır.
Kişilerin davranışlarını kontrol etmesi, isteklerine karşı koyabilmesi yani öz denetim becerisine sahip olması hem beden hem de ruh sağlığı için önemlidir. Yapılan araştırmalar öz denetim becerisine sahip olan gençlerin iş ve sosyal hayatlarında daha başarlı olduklarını göstermiştir. Sinir sisteminin sağlığını korumak için yapılması gerekenlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz.
- Doktorun tavsiyesi dışında ilaç kullanılmamalıdır.
- Bebeklik ve cocukluk dönemi aşıları zamanında yapılmalıdır. Yüksek ateş, sinir sistemini olumsuz etkilediğinden aşı takvimine uyulması önemlidir.
- Sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınılmalıdır.
- Beslenmeye, uyku ve dinlenmeye özen gösterilmelidir.
- Stresten uzak durulmalı, çatışmalardan kaçınılmalıdır. Bu nedenle hoşgörülü olmak, farklı bakış açılarına saygı duymak ve empati kurabilmek önemlidir.
- Uyarıcı etkisi olan çay, kahve vb. içecekler fazla tüketilmemelidir.