
İnsanda üriner sistem;





İdrar kanallarının her birinin uzunluğu 25 cm’dir. İdrar kanalları böbreklerin havuzcuk bölgesinden çıkar ve idrar torbasına bağlanır. İdrar kanalının idrar torbasına bağlandığı yerde tek yöne açılan ve idrarın tekrar idrar kanalına geçmesini önleyen kapakçıklar vardır.

Kaslı bir yapı olan idrar torbası kasık bölgesinde yer alır. Esnek bir yapıya sahip olduğundan 1-1,5 Iitre idrar alabilir. Genelde 250-300 cm3’ü dolunca idrar torbasının kasları uyarılır ve boşaltım isteği doğar.
İdrarın idrar torbasından dışarı atıldığı açıklıktır. İdrar torbası kasılır. Üretranın etrafındaki sfinkter kaslar gevşer ve idrarın üretradan dışarı atılması sağlanır.
Nefronlarda idrar oluşumu;

Not!!! → Boşaltım kanallarında geri emilim nedeniyle glomerulustan Bowman kapsülüne süzülen sıvı ile havuzcukta toplanan sıvının bileşimi birbirinden farklıdır. Glomerulustan Bowman kapsülüne süzülen sıvının tamamı idrarla dışarı atılsaydı vücut suyunun yaklaşık %4’ü ile birlikte glikoz, amino asit ve inorganik tuzlar gibi yararlı maddeler de kaybedilirdi.

Böbrekler asit ve baz özellikte maddeler salgılayarak kan pH’ının düzenlenmesinde akciğerlerle birlikte önemli rol oynar. İnsanda kan pH’ı 7,4’tür. Kan pH değeri, aşağıda belirtildiği şekilde dengelenir.
⇒ İç salgı bezlerinden salgılanan hormonlar da böbreklerle birlikte homeostazinin sağlanmasında rol oynar. Hipofiz bezinden kana verilen ADH, boşaltım kanallarından suyun geri emilimini sağlayarak kandaki su miktarını ayarlar ve idrar yapımını kontrol eder.
⇒ Böbrek üstü bezlerinden salgılanan aldosteron hormonu ile vücut sıvılarının mineral miktarı dengede tutulur. Aldosteron hormonu sodyumun geri emiliminde, potasyumun idrarla dışarı atılmasında rol oynar. Böylece ADH ve aldosteron hormonlarının birlikte çalışması ile vücut sıvılarının su ve iyon dengesi korunarak kanın ozmotik basıncı düzenlenir.


Üriner sistem organlarının sağlıklı olması homeostatik dengenin sağlanması açısından önemlidir. Böbrekler kan ve doku sıvılarındaki su ve tuz miktarının dengede tutulmasını, kanın pH değerinin düzenlenmesini ve metabolik atıkların dışarı atılmasını sağlar. Böylece kararlı ve dengeli iç çevrenin oluşturulmasında önemli rol oynar.
Üriner sistemin sağlıklı yapısının korunabilmesi için alınması gereken önlemler aşağıda belirtilmiştir.