Sınıflandırma: Canlıların benzerlik ve farklılıklarına, ayrıca akrabalık derecelerine göre gruplandırılmasına sınıflandırma (sistematik) denir. Bu süreç, canlıların doğadaki ilişkilerini ve ortak özelliklerini anlamak için yapılan bilimsel bir çalışmadır.
Taksonomi: canlıların sınıflandırılması için gerekli olan, tüm kural ve kriterleri belirleyen biyolojinin alt bilim dalına Taksonomi denir.
► Taksonomi terimi, Yunanca "taksis" (düzenleme-sıralama) ve "nomos" (yasa) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
► Taksonomi, canlıların doğru bir şekilde tanımlanmasını, adlandırılmasını ve sınıflandırılmasını sağlar.
► Bilimsel verilere göre dünya üzerinde yaşayan 8,7 Milyon canlı türü olduğu tahmin edilmektedir.
Sınıflandırmanın Amacı
► Canlı türlerini birbirinden ayırt edebilecek düzenli bir sistem oluşturmak.
► Canlıları, bilimsel kurallara göre gruplandırarak, doğayı daha kolay anlaşılır hale getirmek.
► Canlıların sınıflandırılması sonucu elde edilen bilgileri, o gruba dahil olan bireylerin tamamı için geçerli saymak. Böylece canlılar dünyasını daha kısa sürede anlamak.
► Herhangi bir canlı çeşidi ile ilgili elde edilen bilgileri paylaşarak aynı konudaki çalışmaların tekrarını önlemek.
► Bilim insanları arasında iletişim ve dil birliğini sağlamak.
► Biyolojik çeşitliliğin dünya üzerindeki dağılımının nasıl olduğunu anlamak.
► Ekolojik ve ekonomik kaynakları tespit etmek.
► Daha önce yaşamış ve nesilleri tükenmiş eski türler ile yeni türleri karşılaştırmak, aralarındaki akrabalık derecelerini belirlemek.
► Yeni bulunan türlerin tanımlanmasını ve adlandırılmasını kolaylaştırmak.
Sınıflandırmanın Tarihçesi
► Bilimsel anlamda canlıları ilk kez Aristo sınıflandırmıştır. (M.Ö.384 - 322)
► Aristo yaptığı sınıflandırmada; canlıları bitkiler ve hayvanlar şeklinde iki ana gruba ayırmıştır.
► Bitkileri; otlar, çalılar ve ağaçlar şeklinde yapı ve büyüklüklerine göre gruplamıştır.
► Hayvanlar ise; suda ve karada yaşayanlar ile uçanlar şeklinde sınıflandırmıştır.
| Aristo'nun İlk Sınıflandırması | |
| Bitkiler | Hayvanlar |
| Otlar | Suda Yaşayanlar |
| Çalılar | Karada Yaşayanlar |
| Ağaçlar | Uçanlar |
► Aristo'nun yapmış olduğu bu ilk sınıflandırma yöntemine Yapay (Suni = Ampirik) Sınıflandırma denir.
Yapay Sınıflandırma: Bu sınıflandırmaya göre Arisyo canlıları şu kriterlere göre gruplandırmıştır.
♦ Canlıların morfolojik özelliklerini (renk, desen gibi dış görünüşlerini) dikkate almıştır.
♦ Canlıların analojik benzerliklerini (doku ve organlarının görev benzerliğini) dikkate almıştır.
♦ Canlılardaki Analog Organları dikkate almıştır.
Analog Organ
► Oluşum kökenleri farklı (embriyolojik ve filogenetik kökenleri) görevleri aynı olan organlara denir. Örnek; kuşun ve kelebeğin kanadı analog organdır. Çünkü kuş omurgalı kelebek ise omurgasız bir hayvandır.

► Aristo'nun yapmış olduğu Yapay Sınıflandırma bilimsel olarak günümüzde geçerli değildir. Ancak ilk sınıflandırma olması nedeni ile oldukça önemlidir.
Doğal (Filogenetik) Sınıflandırma
► Günümüzde geçerli olan, bilimsel verilere dayanan sınıflandırmadır.
► Bu sınıflandırma ile ilgili çalışmaları Carolus Linnaeus (Karl Linne) yapmıştır.
► Linnaeus; gruplama yaparken John Ray'in geliştirdiği tür kavramını dikkate alınmıştır.
► John Ray; tür kavramını ilk kez kullanan bilim insanıdır. Sınıflandırmada temel ve değişmeyen birimin tür olduğunu belirtmiştir.
► Linnaeus; sınıflandırmada derecelendirilmiş bir düzenin oluşturulması gerektiğini belirtmiş ve sınıflandırma basamaklarını oluşturmuştur. (Doğa sistemi eserinde belirtmiştir.)
► Türler için ilk kez İkili Adlandırma (Binomiyal Adlandırma) sistemini kullanmıştır.
Doğal Sınıflandırmada Dikkate Alınan Temel Kriterler
► Hücresel yapıların benzerliği (prokaryot, ökaryot)
► DNA ve protein benzerliği
► Embriyonik gelişim evrelerinin benzerliği
► Biyokimyasal özelliklerin benzerliği
► Anatomik ve fizyolojik benzerlikler
► Vücut simetrisinin benzerliği (asimetrik, radyal = ışınsal, bilateral vücut simetrileri gibi)
► Azotlu boşaltım atığı çeşitleri
► Beslenme şekilleri (ototrof, heterotrof vb.)
► Homolog organ benzerliği
Homolog Organ: Embriyonik kökeni aynı olan, yapı ve gelişimleri birbirine benzeyen aynı ya da farklı görevleri yerine getiren organlara Homolog Organ denir.
► Filogenetik sınıflandırmada doku ve organların kökeni (homolojisi) çok önemlidir. Örneğin;
♦ Balinanın ön yüzgeci
♦ Kurbağa, aslan, atın ön bacağı
♦ İnsanın kolu
♦ Kuşun kanadı, görevleri farklı olmasına rağmen kökenleri aynı olan homolog organlardır. Bu organlar benzer anatomik yapıya ve fizyolojik özelliklere sahiptir.
NOT: Farklı türler arasındaki homolog organ sayısı ne kadar fazla ise bu türler arasındaki akrabalık derecesi o kadar yakındır. Analog organ sayısı ne kadar fazlaysa akrabalık o kadar uzaktır.
Sınıflandırmada Kullanılan Kategoriler ve Bu Kategoriler Arasındaki Hiyerarşi
► Kategori; belirli bir düzene göre sıralanmış, belirli özellikler taşıyan ve buna göre adlandırılan sınıflandırma birimlerine denir.
► Filogenetik sınıflandırmada canlılar 7 farklı kategoride gruplandırılırlar.
► Belirli bir kategoriye dahil olan ve ortak özelliklere sahip bireylerin oluşturduğu topluluğa Takson denir.
► Taksonlar; sahip oldukları özelliklere göre belirli kategorilere yerleştirilirler.
| NOT: Belli bir kategoriye giren bir takson, üst seviyedeki taksonları oluşturmak üzere başka canlı topluluklarıyla bir araya getirilebilir. |
► Sınıflandırma kategorilerinde (basamaklarında) kullanılan en küçük birim TÜR, en büyük birim ise ALEM'dir.

|
Küçükten Büyüğe Doğru Sınıflandırma Basamakları Tür → Cins → Familya (Aile) → Takım → Sınıf → Şube → Alem ► Sınıflandırmada; benzer familyalar takımları oluşturur. Benzer takımlar biraraya gelerek sınıfları, sınıflar biraraya gelerek şubeleri, şubeler ise biraraya gelerek alemi oluşturur. |

Tür:
♦ Ortak bir atadan gelen,
♦ Yapı ve görev bakımından benzer özellikler taşıyan,
♦ Doğal koşullarda çiftleştiklerinde kısır olmayan yavrular (verimli döller) verebilen bireyler topluluğuna Tür denir.
Aynı türde bulunan canlıların;
♦ Kromozom sayıları ve gen çeşitleri
♦ Beslenme şekilleri
♦ Üreme şekilleri
♦ Solunum şekilleri
♦ Boşaltım şekilleri
♦ Hücre yapıları vb.özellikleri aynıdır.
NOT: Ancak farklı tür canlıların kromozom sayıları aynı olabilir. Örnek: insan ve moli balığında 2n = 46 kromozom, tavuk ve köpekte ise 2n = 78 kromozom bulunur.
| Bir canlılının embriyolojik gelişim sırasında özelliklerinin ortaya çıkışı genelden özele doğru olur. Önce şube, en son tür özellikleri ortaya çıkar. |
İkili (Binomial) Adlandırma Sistemi
► Bu sistem günümüzde türlerin adlandırılmasında kullanılan sistemlerin temelini oluşturur.
► İkili adlandırmada Latince dili kullanılır.
► Her bir tür için; iki isim kullanılır. Bunlardan biri cins ismi, diğeri ise tanımlayıcı ad olarak ifade edilir.
► Cins ismi tanımlayıcı adla birlikte Tür adını oluşturur.
Örneğin; Homo sapiens (insan türü)
Cins Adı Tanımlayıcı Ad
| |
TÜR ADI
► Tanımlayıcı ad bir türün özelliğini belirten sıfat olup o türü tanımlamak için tek başına yeterli değildir. Çünkü birbirinden farklı türlerin tanımlayıcı adı aynı olabilir. Örneğin;
♦ Passer domesticus (Bayağı serçe)
♦ Felis domesticus (Ev kedisi)
► Ancak cins adları aynı olan türler akrabadır. Örneğin;
♦ Felis leo (Aslan)
♦ Felis tigris (Kaplan)
♦ Felis domesticus (Ev kedisi)
(Aynı sülalede bulunan insanların soyadları cins adı olarak, isimleri ise tanımlayıcı ad olarak düşünülebilir.)
İkili Adlandırmada Yazım Kuralları
► Türlerin adlandırılmasında latince dili kullanılır.
► Cins adının ilk harfi büyük, diğer harfleri küçük yazılır.
► Tanımlayıcı adın bütün harfleri küçük yazılır.
► Tür ve cins adları yazılırken eğik (italik) yazı karakteri kullanılır ya da altı çizilir.
| İki farklı canlı sınıflandırma basamaklarının herhangi birinde birlikte bulunuyorsa, üst basamaklarda da kesinlikle birlikte bulunurlar. Örneğin; aynı takımda bulunan A ve B canlılarının sınıf, şube ve alemleri ortaktır. Ancak; tür, cins ve familyaları farklı olabilir. |

| Canlıların tür adlarına bakılarak akrabalık derecelendirilmesi yapılırken ilk kelimeye (cins adı) dikkat edilmelidir. |